Alternatif Yayıncılık Grubu dergilerinden ST Otomasyon, aralık sayısında firmamız ile ilgili bilgilere ve Kurucumuz Adnan Bozdemir ile yaptıkları röportaja yer verdi.

Röportajın tam metnine aşağıda göz atabilir,

Röportajımıza ST Otomasyon dergisinden online olarak okumak için tıklayınız.

 

RÖPORTAJ

  1. Firmanızın nasıl bir yapılanması var?

Global değişimlere ve yeniliklere uyumlu, güçlü, etkin ve teknolojik yenilikleri takip ederek uygulayan bir kadroya sahibiz. Robot yatırımı yapmak isteyen firmalardan gelen talepleri analiz ederek en hızlı şekilde çözüm üretebilen müşteri memnuniyeti odaklı otomatik bir örgütsel yapılanmaya sahibiz.

Müşterilerimizin rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmeleri için minimum maliyet ile maksimum kalitede üretim yapabilecekleri sistem ve entegrasyon hizmetlerini sağlamak firmamızın misyonudur.

  1. 2018 yılından beklentileriniz nelerdir?

Devlet teşvikleri ile birlikte Robot yatırımları konusunda 2018 yılının daha verimli bir yıl olacağı düşüncesindeyiz. Endüstri 4.0’ın getireceği teknolojik gereksinimler beklentimizi destekler konumdadır.

 Dördüncü Sanayi devrimi olarak adlandırılan Endüstri 4.0 birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri     alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kolektif bir terimdir. Aynı zamanda bu yapı akıllı fabrika   sisteminin oluşmasında büyük rol oynar. 21. yüzyılı etkileyecek olan karanlık fabrika (insansız üretim) kavramı fabrikalarda kullanılacak bir otomasyon metodu olacaktır. Bu sistem kullanıcısına sabit bir üretim çıktısı sunar ve bunu hiçbir insan gücünün yardımı olmadan gerçekleştirir. Ayrıca insanlar yerine robotlar kullanılarak iş güvenliğinde de sorunsuz bir şekilde işleyiş sağlanmış olmaktadır.

İşte bu yapıda rol bulan otomasyon ve robotlu uygulamaların, ülkemiz endüstrisinde 2018 ve ileriki yıllarda verimli, kaliteli, akıllı iş modelleri oluşturmak adına yatırım alanı olarak öne çıkacağını düşünmekteyiz. Yeni projelerle birlikte sosyal ve finansal nedenlerle ertelenen veya dondurulan proje ve yatırımların da hayata geçeceği beklentisindeyiz.

  1. Robot yatırımı yapmayı planlayan üreticilere neler tavsiye edersiniz? Nelerden kaçınsınlar, nelere dikkat etsinler?

Robot yatırımı yapmak isteyen müşterilerimize ihtiyaçlarının karşılanması ve modüler bir sisteme sahip olabilmesi için danışmanlık hizmetlerinden faydalanmalarını tavsiye ederiz. Keza bir sisteme birçok çözüm uygulanabilir. En uygun çözümü bulabilmek için öncelikle müşteriyi ve ne yapmak istediğini iyi anlamak gerekmektedir. Bununla birlikte şirketin gelecek vizyonlarına odaklı geliştirilebilir bir yapı üzerine çalışma yapılmadan bir sistemin önerilmesini doğru bulmamaktayız. Robota yatırım yapan firmaların birçoğu ikinci, üçüncü ve birçoklarına daha yatırım yapacaktır. İlk aldığınız robotlarda bir standart (sistem alt yapısı, program alt yapısı vs.) talep etmeniz çok önem arz etmektedir. Her aldığınız sistemi farklı bir yapı ile temin etmeniz durumunda personeliniz sürekli yeni sistemlere adapte olma zorluğu yaşayacaktır. Arıza tespiti ve sistem bakımı gibi prosedürleriniz çoğalacak bunun paralelinde maliyetleriniz aynı oranda artacaktır.  Ayrıca ilk yatırımlarda çabucak göz ardı edilen bir hususta yedek parçadır. Her sistemin bir bakım prosedürü olduğu unutulmamalıdır. Farklı yapıdaki sistem yatırımları beraberinde yedek parça maliyetini getirir ve sistem standardının önemini gündeme getirir. İleriye yönelik perspektifleri değerlendirerek robot yatırımları şekillendirilmesini önermekteyiz. Örneğin standart ekipman kullanılması ve mümkün olduğunca kendi aralarında ortak ekipmanı olan esnek yapıların kullanılması gibi öngörüler uzun vadede müşteriye büyük avantajlar sağlayacaktır.

Diğer bir konu ise, tüm makinalarda olduğu gibi önemli olan robotlarda kapasitesinin üzerinde çalıştırılmamalıdır. Robot speklerde  (doküman  üzerindeki özellikleri) kapasite olarak uygun olabilir. Fakat robota bağladığınız yardımcı ekipmanların entegrasyonu doğru yapılmadığı takdirde robotunuz kapasitesinin üzerinde çalışıyor olacaktır. Bu şu demektir: daha fazla arıza ve Robotununuz toplam ömrünün kısalmasıdır. Bu ve bunun gibi önem arz eden birçok konuda devreye alma, sistem entegrasyonu ve programlamayı profesyonel ekiplerden hizmet alınmasını önermekteyiz.

Günümüz üretim koşullarında özellikle de stoksuz (just in time) üretim faaliyeti gösteren firmalarda servis desteği büyük önem arz eder. Bu aşamada ise satış sonrası teknik desteği hızlı ve verimli alabileceği bir firmayı tercih etmelerinin öncelikler arasında olduğunu hatırlatmak isteriz.

  1. Türkiye’de robotlar hangi sektörlere ve proseslere bir türlü giremedi? Şirketinizin hedefinde hangi pazarlar var?

Son yıllara bakıldığında pek çok sektörde Robotlardan faydalanılmaktadır. Ülke olarak teknolojiye açık bir ülkeyiz ve bulunduğumuz teknoloji çağına hızlı adapte olunduğunu görmekteyiz. Firmaların üretim beklentileri sürekli artmakta ve buna paralel olarak da kalite beklentileri yükselmektedir. Bu durum otomatik olarak kaliteli, sürekliliği olan hızlı bir üretim mantığını getirmektedir. Bu talebe cevaben birçok robot üretici firmaları/markaları çeşitli ürün gamı ile Türkiye pazarına konumlanmaktadır. 

Robotlu üretimin Türkiye pazarında uzun yıllardır yoğunlukla otomotiv sektöründe kullanıldığını görüyoruz. Son yıllarda medikal, havacılık, kimya  gibi  sektörlerde robotlu üretime geçmeye  başladı  ancak biz bu geçişin yeterli seviyede olmadığını düşünüyoruz. Bilhassa kozmetik, gıda ve ahşap sektöründe Robotlu otomasyonunu başlangıç evrelerinde olduğunu söyleyebiliriz.

Robline olarak hedefimiz robotun kullanılabildiği bütün alanlara katma değeri yüksek hizmet verebilmektir.

  1. Satış sonrası destek konusunda ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz? Bu noktada verdiğiniz hizmet neleri kapsıyor, neleri kapsamıyor?

Kurulum ve devreye alma sonrası sistem dokümanları teslim edilerek sistem kapsamına uygun bir eğitim süreci gerçekleştirmekteyiz. Bu süreçte farklı konu içerikleriyle bakım ve üretim bölümlerine ayrı ayrı eğitim verilmektedir.  

Sistemin üretime geçmesi sonrasında çıkacak arıza, revizyon veya bilgi talepleri konusunda kesintisiz teknik destek sağlamaktayız.

Müşteri talepleri doğrultusunda periyodik bakım anlaşmaları yaparak müşterilerimizin sistemlerini sorunsuz ve uzun ömürlü kullanmalarını sağlamak amacıyla bakım hizmeti vermekteyiz.

  1. Üreticiler, tesislerinde kullandıkları robotları kaç yılda bir yenilemeli? Ne sıklıkla bakım yaptırtmalı? Yedek parça tedariki konusunda üreticilere nasıl destek veriyorsunuz?

Robotların yenilenme periyotları çalıştığı ortam ve görev çeşitlerine göre değişkenlik gösterir. Bir zaman biçmek doğru değildir. Robotların da makinalarda olduğu gibi periyodik bakımları yapılmalıdır. Bu bakımlar doğru periyotlarda ve uygun prosedürler ile yapılırsa maksimum düzeyde robotlardan faydalanma olanağı sağlarsınız.

Robot dokümanlarında bakım periyotları ve prosedürleri anlatılmaktadır. Yatırımcı bu bilgiler ışığında kendisine otonom bakım prosedürleri oluşturabilir ya da bizlerden danışmanlık hizmeti ve/veya servis & bakım hizmeti talep edebilirler.

  1. Türk üreticisinin insan-makina işbirlikçi (collaborative) robotlara bakış açısı nedir? Üretimden biri olarak neler gözlemliyorsunuz; sizce piyasada böyle bir talep var mı?

Collaborative robotlar özel işlemlerde insanlara yardımcı ya da yol gösterici olmak amacı ile tasarlanmıştır. Bu tür robotlar insanlar ile aynı çalışma alanını paylaşabilirler. İnsan-Makine işbirlikçi robotlar yakın gelecekte günlük hayatlarımıza girecek en önemli teknolojik yenilikler olacaktır. Özellikle montaj uygulamalarında talep gören collaborative robotlar, insanlarla birlikte çalışmasında iş güvenliği açısından kabul edilen özelliklerdedir. Teknik olarak, en büyük eksen gücü 80W’ın altında olması gereken robotlarda hız ve hassasiyet, sıradan robotlarla karşılaştırıldığında, özellikle montaj uygulamaları için yeterli seviyelerdedir

Uluslararası robot pazarında bu robotların payı her yıl artmaktadır. Ülkemizde ise Collaborative robotları üretim alanlarına girmesi yeni söz konusudur ve bu tür robotlarla çalışan az sayıda üretim firması bulunmaktadır. Türkiye üretim kültürüne ve yatırım karakteristiğine baktığımızda Collaborative robotlardan ziyade diğer ağır iş robotlarına yönelimin daha fazla olduğunu görmekteyiz.

  1. İş geçmişinizden biraz bahseder misiniz?

Eğitim/Öğrenim ve Mesleki hayatıma Almanya’da başladım. Mesleki hayatımın ilk yıllarını tecrübe kazanmak amacı ile çeşitli firma ve projelerde görev aldım. Kariyer hedeflerimde kaynak konusunda uzmanlaşmaya yer vererek uzun yıllar kaynak prosesleri ile ilgili eğitimler aldım ve tecrübeler edindim. Alanımda uzman bir noktaya geldiğim 1997 yılında hızlı tren üreticisi olan global bir firmada otomatikleştirilmiş alüminyum proses geliştirme uzmanı olarak göreve başladım. İlk olarak orada 4-5 eksenli kaynak robotları üzerinde tecrübe edinmeye başladım. İnsan yükünü hafifleten, daha kaliteli ve hızlı bir üretim, sınırsız imkanlar sağlayan bu sistemlere ilgim arttı. 2005 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaparak Bursa bölgesinde Robot sektöründe öncü bir firmada göreve başladım. Başarı ile görev yaptığım bu firmadan 2012 yılında ayrılarak hedefimde olan kendi firmamı, AB Robka (Adnan Bozdemir Robotlu Kaynak Uygulamaları ve Danışmanlık Hizmetleri) ‘yı kurdum. Kısa bir süre sonunda aynı sektörde çalışan değerli arkadaşlarımı da kazanma şansı buldum ve her biri kendi alanında uzman bireylerden kurulu güçlü bir ekip olduk.  Piyasa beklentileri ve talepler doğrultusunda 2017 başlarında Üç evler Sanayi sitesinde yeni yerimizi açıp yapısal bir değişiklik yaparak Firma unvanımızı “ROBLINE Robot Otomasyon Sistemleri  Tic. ve San. Ltd. Şti.”  olarak değiştirdik. Çeşitli ana sanayi, yan sanayi ve robot firmalarına programlama, devreye alma, proses ayarları, eğitim vs. gibi konularda destek ve hizmet vermekteyiz.  Müşterilerimize anahtar teslim çözümler sunmak hedefiyle daha geniş alanda kaliteli hizmetler sunmaya devam edeceğiz.